Masa da masaymış ha…



2012 yılının ikinci yarısı, 10 küsur yıllık hükumetin ” İleri Demokrasi ” atılımlarının zirve yılı oldu!
En önemli “İleri Demokrasi” hamlesi ise yıllarca kapısından kovulup aşağılandıklarını iddia ettikleri sanat dallarından ve sanatçılarından intikam almak, “onlar zaten elitistler ,halkı aşağılıyorlar” diyerek ,eğitim seviyesi yerlerde sürünen, asgari ücretle iyice köleleştirilip, suya sabuna dokunmayan tv dizilerine mahkum bırakılmış yurdum insanını kendi sanatçısına düşman etmek oldu.
Eğitim sistemini iyileştirmek adına içini boşaltıp, gözünün üstünde kaşın var diyen gazeteci,yazar v.s’yi içeri atıp işsiz bırakarak medyayı tek sesli bir “Kral’ın Soytarısı” haline getirirken tiyatro ve tiyatrocuları “Muhafazakar Sanat Manifestosu” saçmalığıyla yok etmeye çalışarak kendi zavallı , içi boş saltanatlarını güçlendirmek isteyenler şimdi de uzun süredir ensesinden tutup kapıya koymak istedikleri Fazıl Say’a “Halkın inançlarıyla alay edip, açıkça kin ve düşmanlığa tahrik etmekten dolayı 1,5 yıla kadar hapis istemiyle..” dava açıyorlar.
Neden? Tüm dünyada klasik müzik otoritelerince son derece saygın bir yere sahip diye mi? Bunu farkında olduklarını bile sanmıyorum. Bu büyük ve planlı bir linç kampanyasıdır!
Çünkü Fazıl Say uslu uslu oturup piyanosunu çalmıyor! Uzunca bir süredir bulduğu her mecrada rahatsızlığını dile getirip, tüm bu saçmalığa “Hoop kardeşim n’oluyo” dediği için.Sanatçı özgür olmalıdır,baskının olduğu yerde üretemez, üretemezse ölür, ben burda ölüyorum dediği için..Cumhuriyet dediğiniz şey lafta duruyor siz içini boşaltıyorsunuz dediği için..Ateist olduğunu açıkladığında neler olacağını görmek adına bunu dillendirdiği için..
Oysa O bir dahi!
İstanbul Senfonisi, Mezopotamya Senfonisi , Aşık Veysel gibi olağanüstü eserleri besteleyecek kadar topraklarına aşık bu adama 1 oy karşılığında ruhunu bile satın aldığı zavallı halkı düşman etmek gafletinde bulunanlar, onu anlaşılır bir sanatçı isyanı ile söylediği her söz için içeri tıktırmaya çalışanlar ise ” İleri Demokrasi ” tarihinin utanç abideleri!
Şimdi sen sevgili kardeşim, profiline Atatürk resmi koyup, “Atam İzindeyiz” kolaycılığına kaçarak cumhuriyete sahip çıktığını sanıyorsun ya, Nah çıkıyorsun!
Sen facebook’ta “gülmekten kopacaksınız” “Ölümü öp izle” temalı uyku haplarınla oyalanıp, tv başında narkozla uyuşturulmuşken ,çok ince çok hassas bir yerinden ölümcül bir darbe alıyorsun.
”Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” diyen atanı , Orman vasfını yitirmiş(!) arazilerinle
” İnşaat ya resululullah ” diye kazmayı vuran müteahhitlerin temel atma çukurlarına törenle gömüyorsun!
Başın Sağolsun Canım Kardeşim

Sen sonsuza kadar evimizin direğisin…
Tekrar kavuşana kadar yanağım hep dizlerinde…
23 Mayıs 1995
